
| 16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI |
|
|
| Yazar Administrator | |
|
Açlık tarih boyunca insanlığın korkulu rüyası olmuştur. İnsanoğlu bir yandan açlığa karşı yeni gıda kaynakları ararken diğer yandan da güvenli ürünlerle beslenebilmek için çabalamaktadır.
HATAY VETERİNER HEKİMLER ODASI16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜBASIN BİLDİRİSİ Açlık tarih boyunca insanlığın korkulu rüyası olmuştur. İnsanoğlu bir yandan açlığa karşı yeni gıda kaynakları ararken diğer yandan da güvenli ürünlerle beslenebilmek için çabalamaktadır. İkinci dünya savaşı sonrası kurulan Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Örgütü (FAO)'nün kuruluş amacı dünya çapında tarımın geliştirilmesi ve gıda güvenliğinin sağlanmasıdır. Bu amaçlar doğrultusunda gerek bölgesel ve gerekse küresel faaliyetler gösteren örgüt 1981'den beri kuruluş yıldönümü olan 16 Ekim tarihini “ Dünya Gıda Günü” olarak ilan etmiştir. Dünya Gıda Günü ilk kez 150 ülkenin katılımı ile 16 Ekim 1981 tarihinde kutlanmıştır. Burada amaç; Herkesin temel insanlık hakkı olan sağlıklı beslenme sorununa dikkat çekip çözüm yolları aramak, dünyadaki açlık sorunlarının önemi hakkında kamuoyunu bilgilendirmek ve herkesi yanlış beslenme ve açlığa karşı mücadeleye davet etmektir. Küresel gıda krizinin şiddetini ve boyutunu giderek arttırmaktadır. Bu kriz öncesinde, FAO’nun dünya beslenme raporunda dünyada 950 milyon kişi gıda sıkıntısı çektiği belirtilmekteydi. Ancak aç insan sayısı her geçen yıl artmaktadır. 2009 yılında gerçekleştiği tahmin edilen 105 milyon aç insan artışı ile birlikte dünyada kötü beslenen insan sayısı 1.02 milyara ulaşmıştır ki tüm dünya nüfusunun altıda birinin açlık sorunu ile yüz yüze olduğu anlamına gelmektedir.Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kuruluş tarihi olan 16 Ekim, Dünya Gıda Günü olarak kutlanmaktadır. Her yıl bir tema çerçevesinde yapılan etkinliklerde, gıda üretimi, tüketimi ve gıda güvencesine ilişkin konular incelenmekte olup, küresel anlamda büyük önem arz eden açlık ve açlıkla mücadeleye dikkat çekilmeye çalışılmaktadır. Yaşanan krizler ve etkileri göz önünde bulundurularak bu yıl FAO’nun Dünya Gıda Günü için seçtiği tema “Kriz Dönemlerinde Gıda Güvencesinin Sağlanması” olarak belirlenmiştir.Gıda güvencesi, insanların sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebilmeleri için beslenme ihtiyacını karşılayacak yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya her zaman ulaşabilmesidir. Bununla birlikte dünyanın birçok yerinde, büyük bölümü kırsal alanlarda olmak üzere insanların günlük diyetlerinde yeterli miktar ve kalitede gıda bulunmaması veya sürekliliğinin sağlanamaması gerçeği insanlığı açlık sorunu ile karşı karşıya bırakmaktadır.Dünya nüfusuna 2009 yılında tahmini olarak 105 milyon kişinin daha eklenmesiyle, yeterli ve dengeli beslenemeyen insan sayısı 1 milyara yükselmiştir. Bu durum tüm dünya nüfusunun altıda birinin açlık sorunu ile yüz yüze olduğu anlamına gelmektedir. Açlık ve yetersiz beslenmeden kaynaklanan ölümler dikkate alındığında rakamın, AIDS, sıtma, tüberküloz ve diğer hastalıklardan daha fazla olduğu görülmektedir. Açlık, nesilden nesile de devam etmekte, her yıl milyonlarca çocuk sadece anneleri yetersiz beslendiği için normalden az kiloda doğmakta ve 5 yaşına ulaşmadan hayatını kaybetmektedir. Yoksulluk, açlığın en önemli nedeni olarak görülmektedir. Yoksulluğa bağlı olarak insanlar yeterli gıdayı üretememekte veya satın alamamaktadırlar. Yaşanan doğal afetler, mali krizler, savaşlar ve politik sorunlar nedeniyle artan gıda fiyatları da bu durumu olumsuz etkilemektedir. ABD'de başlayıp Avrupa ve dünyaya yayılan finansal krizin gıda sektörüne bu şekilde yansıması yaşanan en son örneklerdendir. Yoksul kesimlerde ve işsizliğin pençesinde kıvranan kesimlerde artan fiyatların etkileri daha çok hissedilmekte ve alım gücünü düşürmektedir. Artan fiyatların olumsuz etkilerini engellemek amacıyla hükümetlerce fiyat kontrolleri ve ihracat sınırlaması gibi çeşitli önlemler alınmakta, ancak bunlar da bir defaya mahsus oldukları ve geçici çözüm sağladıkları için yeterli olmamaktadır. Bu durum küresel ekonomiyi de olumsuz etkilemektedir. Bununla birlikte, finansal krizin etkisiyle yatırımcıların gıda ürünlerini yatırım aracı olarak görmeleri fiyatlardaki artışların hızlanmasına neden olmaktadır. Aslında Dünya Gıda üretim potansiyelinin tüm insanları besleyebilecek olmasına karşın, adil olmayan dağıtım ve tüketim sistemi sorunun en önemli parçalarından birini oluşturmaktadır.Dünyada yaşanan küresel krizler ülkemizde yıllardan beri var olan yetersiz ve dengesiz beslenme sorununu daha da artırmıştır. Ülkemiz nüfusunun yarısının yoksulluk sınırı altında, 10 milyondan fazla yurttaşımızın da açlık sınırı altında yaşadığı göz önüne alınırsa, açlık ve yetersiz beslenmeyi ulus olarak ne kadar derinden yaşadığımız ortaya çıkacaktır. Ayrıca bir toplumun gelişmişlik seviyesi fertlerinin tükettiği hayvansal gıdaların miktarı ile doğru orantılıdır. Ülkemizde tüketilen et, balık, süt, yumurta gibi değerli protein kaynakları miktarının gelişmiş ülke verileri ile karşılaştırıldığında çok geride olduğu görülecektir.Gıda güvencesi kapsamında gıdaya yeterli ve dengeli bir biçimde ulaşmak tek başına yeterli değildir. Tüketilecek olan gıdanın insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek her türlü etkenden uzak olması gerekmektedir. Bu kapsamda gıda güvencesi ve güvenliğinin sağlanmasında veteriner hekimlere önemli görevler düşmektedir. Bunun yanında yaşanan felaketler, salgın hastalıklar, toplu hayvan ölümleri ve bunların neden olduğu ekonomik kayıplar göz önünde bulundurulduğunda veteriner hekimlerin önemi daha da artmaktadır. Veteriner hekimler, tüm dünyada zoonoz etkenlerle mücadele, hayvan hastalıklarının tedavisi, sürü sağlığının korunması ve ekonomik kayıpların önlenmesi gibi konularda önemli role sahiptir. Ülkemizde olduğu gibi birçok ülkede de özellikle hayvansal gıdalarla ilgili olarak halk sağlığı açısından büyük sorunlar yaşanmaktadır. Gıda güvenliği ile ilgili riskin %90’ı hayvansal kökenli gıdalardan kaynaklanmaktadır. Bunun yanında zoonoz hastalıklar riski nedeniyle, hayvansal kökenli gıdalar halk sağlığı açısından özel öneme sahiptir.Tarım sektörü tüm dünyada stratejik öneme sahip bir sektördür. “Tarladan sofraya gıda güvenliği’’ kavramı çerçevesinde toplumun tüm kesimleri için büyük önem taşımaktadır. Ancak gıda sanayimiz, denetim mekanizmasının yetersizliği, nitelikli eleman eksikliği ve yetki boşluğu gibi birçok sıkıntı ile karşı karşıyadır. Belediyeler ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı arasında yetki kargaşası bulunmaktadır. Bu durumda gıda güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturmaktadır. Gıda denetiminde tek yetkili olması gereken Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nda, altyapı eksiklikleri giderilmelidir. Sektörün önemli problemlerinden olan kayıt dışılık tüm yetkili kurumların işbirliği ile engellenmeli, haksız rekabetin önüne geçilmeli, gıda işletmelerinin tümü kayıt altına alınmalı, gıda denetimlerinde “Çiftlikten Sofraya Gıda Güvenirliliği” ilkesi hayata geçirilmelidir. Yahya HAMURCU Hatay Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Başkanı |
|
| Son Güncelleme ( Çarşamba, 28 Ekim 2009 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
TEB’TEN VETERİNER HEKİMLERİMİZE BAYRAM KAMPANYASI
MASRAFSIZ
ÜSTELİK KEFİLSİZ EVRAKSIZ İHTİYAÇ KREDİSİ
FATMA KURU
BİREYSEL PORTFÖY
YÖNETMENİ
TLF:3262252880
DAH:123-113
36 AYA KADAR
İSTEDİĞİNİZ TUTARDA.
![]() | Bugün | 25 |
![]() | Dün | 38 |
![]() | Bu Hafta | 186 |
![]() | Bu Ay | 128 |